BU YÜZDEN ÇOĞU KİŞİ OKYANUSU KENARINDAN SEYREDER, DALAMAZ.

Kitap okumanın, yazmanın kötü yanı nedir bilir misin? Okudukça, yazdıkça öğrenirsin, öğrendikçe keşfedersin, keşfettikçe sorgularsın, sorguladıkça fark edersin. Fark ettikçe göl olmaktan çıkar deniz olursun. Büyür denizin, okyanus olursun. Bir bakarsın ki o okyanusta yalnız yüzüyorsun. Okyanusun güzelliklerini anlatacağın, paylaşabileceğin, beraber keşfedeceğin, kokusunu birlikte içine çekebileceğin, birlikte hissedebileceğin kimse yok orada. Çünkü okyanusta yüzmek cesaret işidir. Güzellikleri olduğu kadar bilinmezleri de taşır içinde. Hiç görmediğin güzellikleri görürsün, ama bir köpek balığıyla da mücadele etmek zorunda hatta bedeninden bir parça ona bırakmak zorunda da kalabilirsin. Bu yüzden çoğu kişi okyanusu kenarından seyreder, dalamaz.

Kitap okumak da yazmak da böyledir. Çoğu kişi sadece okur ama kitabın
karakterlerini, yazarın cümlelerinin ardında yatanları keşfetmez. Derinlere inmez, inemez. Sen ise gerçek bir okur ya da yazar olarak yüzeyde değil derinlerde gezersin. Sığlık, yüzeysellik sana göre değildir. Çünkü öğrenmişsindir güzellikler okyanusun dibindedir. Bu yüzden kitap okuyanlar, yazanlar yalnız değil ama tek başınadır. Çünkü paylaşamaz bulduklarını, keşfettiklerini, hissettiklerini…Çünkü anlayamaz yüzeyde gezenler derinleri. Gerçek bir okur, yazar okyanusu kenardan seyredemez,
o okyanusa varmıştır bir kere, dalmalıdır, o okyanusa dalacaktır. O okyanusta tek başınadır artık. Çünkü okyanusta yüzmek cesaret işidir. Ve herkes cesur değildir.

Ayça Akın
Instagram | Twitter

Tüm gerçek okurlara ve yazar meslektaşlarıma…