SENİ KİM YÖNETİYOR? GERÇEK SINIR ZİHİNDE BAŞLAR

“Seni öfkelendirebilen, seni yönetir.”

Bazı insanların kolay kolay kırılmadığını, alınmadığını, küsmediğini; hatta bir tartışmanın ardından konuşmaya, gülmeye ve hayatlarına devam edebildiğini gördüğünüzde bunu hemen umursamazlık sanmayın.

Onlar, güçlerini neye ve kime vermemeleri gerektiğini öğrenmişlerdir.

Biri sana bir şey söyler, bir şey yapar ve gider.

Ama sen onunla zihninde tartışıyor, vereceğin cevapları kurguluyor, kendini anlatmaya ve haklılığını ispatlamaya çalışıyor; haddini bildirmenin, cezalandırmanın yollarını arıyor ve yaşananı saatlerce, günlerce, hatta yıllarca zihninde taşıyorsan, o kişi seni yönetmeye devam ediyordur.

Ben zihnimi zaman içinde tam da burada eğittim.

Her şeye aynı tondan karşılık vermemeyi, her davranışı üzerime almamayı, her haksızlıkta kendimi anlatmak zorunda hissetmemeyi öğrendim.

Her duygusal yükü taşımamayı…

Başkalarının öfkesi, yargıları, kırgınlıkları, yaraları, zayıflıkları ve düşük farkındalığı yüzünden kendime acı çektirmemeyi öğrendim.

Çünkü şunu fark ettim:

Haklı çıkmak ve kendimi ispatlamak uğruna savaşıyor, bu sırada huzurumu kaybediyorsam aslında kazanan ben değilim.

Başkaları kendi zihinlerinin ve ruhlarının yüküyle yaşamayı seçiyorsa ben onları özgürleştiremem.

  • Anlamak istemeyeni ikna edemem.
  • Öfkesinden vazgeçmek istemeyenin öfkesini taşıyamam.
  • Kalıplarına tutunmak isteyeni zorla başka bir gerçekliğe götüremem.

Ama karşımdakinin sözünün ve davranışının benim içimde neye dönüşeceğine ben karar verebilirim.

Beni etkileyebilirsin, ama zihnimi yönetemezsin.

Asıl güç; küsmek, duvar örmek, öfke beslemek, had bildirmek ya da hiçbir şey hissetmemek değildir.

Asıl güç, hissettiğin şeyin seni yönetip yönetemeyeceğine ya da ne kadar süre yöneteceğine karar verebilmektir.

Çünkü hislerin ve davranışların sürekli karşındaki insanın sözüne, tavrına ve davranışına göre şekilleniyorsa, kendi zihninin merkezinde artık sen yoksundur.

Senin zihnini sen değil, o yönetiyordur.

Kızabilirsin. Kırılabilirsin. Mesafeni koyabilirsin. Gerektiğinde hayatından da çıkarabilirsin.

Ama gerçek sınır silmekle, engellemekle ya da arana duvar örmekle konulmaz.

Birini hayatından çıkarıp hâlâ zihninde onunla yaşamaya devam ediyorsan, fiziken uzaklaşmışsındır ama zihnen hâlâ ona bağlısındır.

Gerçek sınır şudur:

“Senin yaptığın sana ait. Ama benim zihnimde ne olacağına ben karar veririm.”

Karşındaki değişmeyebilir. Seni anlamayabilir. Aynı davranışı tekrar tekrar sergileyebilir.

Gerçek güç, karşındakini değiştirmekte ya da hayatından silmekte değil; o değişmediğinde hatta karşında durduğunda bile kendini yönetebilmektedir.

Asıl ustalık, karşında dururken bile içindeki huzura ulaşamamasıdır.

Gerçek özgürlük, kapıyı başkasına kapatmak değil; zihninin anahtarını başkasına vermemektir.

Sevgiler,
Ayça Akın
aycaakin.com | mindform.com.tr
Zihin kaliten hayat kalitendir.